I. KARADENİZ ROMATOLOJİ GÜNLERİ

22 Haziran 2014 Pazar

Dededen miras romatizma!


Romatizmal hastalıklar, bilinenin aksine erken yaşlarda da görülüyor. Bu rahatsızlıklar, omurga ve iltihaplı eklem romatizması başta olmak üzere yüksek oranda genetik sebeplere dayanıyor.
Prof. Dr. Kuru, ‘romatizmal hastalıklar’ başlığı altında 170’ten fazla tanımlı hastalık olduğunu söylüyor. Bunlar yalnızca yaşa bağlı olarak çıkmıyor ortaya. Genetik yatkınlıklara bağlı olarak erken yaşlarda da sıkça rastlanıyor. Kuru’ya göre  genetik olmasından dolayı romatizmal hastalıklar, ailesel hastalıklar olarak da adlandırılabilir. Romatoid artrit (iltihaplı eklem romatizması) hastalığının ortaya çıkışında yüzde 60 genetik faktörler etkili örneğin. Kuru, kişinin ailesinde eğer romatizmal hastalıklı olan bir kişi varsa o kişide de bu hastalığın bulunma riskinin daha yüksek olduğunun altını çiziyor.Romatizmal hastalıklar yaşlıların kâbusu olarak bilinir. Ancak gençlerde de sıklıkla görülebiliyor. Bu tarz hastalıkların ortaya çıkmasında genetik yatkınlık büyük rol oynuyor. Hatta ‘ankilozan spondilit’ (omurga romatizması) hastalığında genetik faktörler yüzde 90 gibi yüksek bir oranda etkili. Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Romatoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ömer Kuru, bu hastalıkların sadece yaşlılara has olmadığını, genetik olduğu için küçük yaşlarda da görülebildiğini söylüyor.
Romatizmal hastalıkların temel belirtisinin eklem ağrıları olduğunu kaydeden Prof. Dr. Kuru, “Romatizma dediğimiz zaman vücudun hareket ve destek sistemi olan eklemleri, kemikleri, bağ dokularını tutan hastalıklar aklımıza geliyor. Bunların da temel belirtisi eklem ağrısı yapmalarıdır. Eklemde ağrı, ısı artışı, sıcaklık, hareket ettirmekte güçlük varsa bu bir romatizmal hastalığın belirtisi olarak algılanmalıdır.” uyarısında bulunuyor. Hastaların en çok merak ettiği soru; “Romatizmal hastalıklarda kaplıca tedavisinin yeri var mı?” Prof. Dr. Kuru, “Evet vardır ancak iltihapsız romatizmalarda, örneğin kireçlenmelerde kaplıca önerilir. İltihaplı romatizmal hastalıklarda kaplıca tedavisi hastalığı tedavi etmekten ziyade kötüleştirici bir etkiye sahiptir. Hastalıktaki iltihabi aktiviteleri artırarak hastalığın ilerlemesine sebebiyet verir.” diye cevaplıyor.
Kireçlenme yaşlandıkça artıyor
Romatizma denince akla pek çok hastalık geliyor. Bunlardan en sık görülenler ise ‘romatoid artrit’ denilen iltihaplı eklem romatizması, omurga romatizması olarak da bilinen ‘ankilozan spondilit’ ve ‘osteoartrit’ denilen eklem kireçlenmeleri. Bunların yanı sıra sedef hastalığına bağlı romatizma, ailevi Akdeniz ateşi ve behçet hastalığı gibi romatizmal hastalıklar da yaygın. Kireçlenme hastalığı çok sık görülüyor. Kişi yaşlandıkça bu hastalık da artış gösteriyor.

Belirtileri neler?

İltihaplı eklem romatizması: İlk belirti eklem ağrısı ve sabah tutukluğu. Hastalar sabah kalktıklarında ellerini yumruk yapmakta, oynatmakta, kahvaltı yaparken çatal, bıçak tutmakta zorlanır. Sabah tutukluğu ya da sabah katılığı denilen bu durum bir saati aşabiliyor. El, ayak bileği ve dizlerdeki şişlikler ise hastalığın en büyük emaresi. Bağışıklık sistemiyle alakalı bir hastalık. Bağışıklık sistemi yanlış çalışarak eklemleri tahrip ediyor. Tedavi edilmezse eklemlerde şekil bozukluklarına ve sakatlıklara neden olabiliyor.
Omurga romatizması: Temel belirtisi bel ağrısı. Bel ağrıları çok yaygın görülse de söz konusu hastalıktaki bel ağrısı genç yaşta başlar. Hareketle azalıp istirahatle düzelmemesi gibi özellikleriyle diğer bel ağrılarından ayrılır. Tedavi edilmediğinde sakatlıklara ve şekil bozukluklarına neden olabilir.

Kireçlenme: Daha çok ileri yaşlarda görülür. Hareket ederken ve merdiven inip çıkarken güçlük çekiyorsanız doktora başvurmanızda fayda var. Zira kireçlenme, eklemlerde kıkırdak yıkımından (eklem harabiyeti) dolayı oluşuyor ve  eklem ağrıları ile tutukluğuna yol açabiliyor.

17 Haziran 2014 Salı

Romatoid Artrit Nasıl Bir Hastalıktır?

Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakütesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı ve Romatoloji Bilim Dalı başkanı Prof. Dr. Ömer Kuru Kanal 24'te, Meral Karadağ'ın sunduğu Sağlık Merkezi programına konuk oldu. Programda, 'Romatoid Artrit' nasıl bir hastalıktır, tanısı nasıl konur, tedavi yöntemleri nelerdir gibi hastalık hakkında merak edilen her şey cevap buldu.

Programı aşağıdaki linkten izleyebilirsiniz.

http://www.yirmidort.tv/program.asp?pid=35&hid=890674

7 Mayıs 2014 Çarşamba

Sabahları ellerinizi yumruk yapamıyorsanız dikkat!

Halk arasında “iltihaplı eklem romatizması” olarak adlandırılan ve dünyada en sık görülen iltihaplı eklem hastalığı olan “romatoid artrit”, Türkiye’de 350 bin kişide bulunuyor.

Sabahları ellerinizi yumruk yapamıyorsanız dikkat
Tipik belirtileri arasında “sabah kalkıldığında ellerin yumruk yapılmakta ve çatal bıçak tutmakta zorlanması, diz veya ayak bileğinde ağrı ve şişlik” bulunan romatoid artrit, önlem alınmazsa akciğerlerde, kalpte ve sinir sisteminde bozukluklara neden oluyor. Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Romatoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ömer Kuru, yaptığı açıklamada, romatizmal hastalıkların vücudun destek ve hareket sistemi olan eklemleri, kemikleri, kasları ve bağ dokusunu tutan hastalıklar olduğunu belirterek, romatizmal rahatsızlıkların dünyada en sık görülen hastalıkların başında geldiğini söyledi. Romatizma denince akla, halk arasında eklemleri tutan hastalıklar geldiğini ancak bazı romatizmal hastalıkların iç organları ve damarları da tutarak çeşitli rahatsızlıklara neden olabileceğini belirten Kuru, şöyle devam etti: “Artrit, eklem iltihabı demektir ve eklemde ağrı, şişlik, ısı artışı ve fonksiyon kaybı ile karakterizedir. Romatoid artrit ya da halk arasında bilinen adıyla iltihaplı eklem romatizması, dünyada en sık görülen iltihaplı eklem hastalığıdır. Türkiye’de yapılan çalışmalarda romatoid artrit sıklığı yüzde 0,5 olarak bulunmuştur. Ülke nüfusunun 70 milyon olduğu düşünülecek olursa ülkemizde 350 bin romatoid artritli hastanın bulunduğunu söyleyebiliriz.” 
“Sigara içenler riskli” 
Eklem romatizmasının kesin sebebinin bilinmediğini anlatan Kuru, şöyle konuştu: “Romatoid artritte hastalığın ortaya çıkışında yüzde 60 oranında genetik faktörler, yüzde 40 oranında da çevresel faktörler etkindir. Çevresel faktörlerden en başta geleni sigaradır. Sigara içenlerde hastalık hem daha fazla görülür hem de daha ağır seyreder. Romatoid artrit daha çok kadınlarda görülen bir hastalıktır.” 

Tanısı konulup tedavi edilemiyor!


7 Mayıs Dünya Ankilozan Spondilit Günü nedeniyle açıklama yapan OMÜ Tıp Fakültesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ömer Kuru, AS'in, leğen kemikleri ve omurgayı tutan kronik, iltihaplı bir romatizmal rahatsızlık oduğunu belirtti. Hastılığın ilerleyici olduğunu ve erken dönemde tanı konulup tedaviye başlanmadığında omurgada kamburluk ve sakatlıkla sonuçlanabileceğini kaydeden Prof. Dr. Kuru şöyle dedi:
"AS'de ölüm riski normal popülasyona yani hasta olmayanlara göre 1.5- 4 misli daha fazladır. Hastalık ağrı ve deformitelerle seyrettiği için vakaların üçte birinde de işgücü kayıpları meydana gelmektedir. Ülkemizde bulunma sıklığı binde 5'tir. Yani kabaca her 200 kişiden birinde bu hastalık görülmektedir. Erkeklerde kadınlara nazaran 3 misli daha fazla görülmektedir. Ankilozan Spondilit hastalığının kesin sebebi bilinmemektedir."

'TEMEL BELİRTİSİ BEL AĞRISI'
Hastalığın temel belirtisinin bel ağrısı olduğunu dile getiren Prof. Dr. Kuru açıklamasını şöyle sürdürdü:
"Bel ağrıları toplumda çok yaygın ve çok farklı sebeplere bağlı olarak görüldüğü için ASli hastalardaki bel ağrısının diğer nedenlere bağlı bel ağrılarından ayırt edilmeleri çok önem taşır. Yapılan bir çalışmada AS hastalarının üçte birine yanlışlıkla bel fıtığı tanısı konulduğu ve bunların yüzde 7sinin ameliyat edildiği bildirilmiştir. Şayet bir hastada 40 yaşından önce başlayan, sinsi başlangıçlı olan, üç aydan uzun süren, istirahatle düzelmeyip, egzersizle azalan bir bel ağrısı varsa hekimin aklına mutlaka AS hastalığı gelmelidir. Erken tanı alan hastaların yüzde 50 sinden fazlasında klinik şifa mümkündür."


Sabahları bu testi geçebiliyor musunuz?

'İltihaplı eklem romatizması', Türkiye'de de 350 bin kişiyi etkiliyor. Tipik belirtileri sabah kalkıldığında ellerin yumruk yapmakta ve çatal-bıçak tutmakta zorlanması.

Sabahları bu testi geçebiliyor musunuz?
SAMSUN- Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Romatoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ömer Kuru, romatizmal hastalıkların vücudun destek ve hareket sistemi olan eklemleri, kemikleri, kasları ve bağ dokusunu tutan hastalıklar olduğunu belirterek, romatizmal rahatsızlıkların dünyada en sık görülen hastalıkların başında geldiğini söyledi. Romatizma denince akla, halk arasında eklemleri tutan hastalıklar geldiğini ancak bazı romatizmal hastalıkların iç organları ve damarları da tutarak çeşitli rahatsızlıklara neden olabileceğini belirten Kuru, şöyle devam etti:
"Artrit, eklem iltihabı demektir ve eklemde ağrı, şişlik, ısı artışı ve fonksiyon kaybı ile karakterizedir. Romatoid artrit ya da halk arasında bilinen adıyla iltihaplı eklem romatizması, dünyada en sık görülen iltihaplı eklem hastalığıdır. Türkiye 'de yapılan çalışmalarda romatoid artrit sıklığı yüzde 0,5 olarak bulunmuştur. Ülke nüfusunun 70 milyon olduğu düşünülecek olursa ülkemizde 350 bin romatoid artritli hastanın bulunduğunu söyleyebiliriz."

SİGARA RİSKİ ARTTIRIYOR
Eklem romatizmasının kesin sebebinin bilinmediğini anlatan Kuru, şöyle konuştu:
" Bugün kabul edilen görüşe göre genetik olarak yatkın olan bireylerde araya çevresel bir faktörün girmesi sonucu hastalığın başladığı kabul edilmektedir. Romatoid artritte hastalığın ortaya çıkışında yüzde 60 oranında genetik faktörler, yüzde 40 oranında da çevresel faktörler etkindir. Çevresel faktörlerden en başta geleni sigaradır. Sigara içenlerde hastalık hem daha fazla görülür hem de daha ağır seyreder. Romatoid artrit daha çok kadınlarda görülen bir hastalıktır. Hastalık her yaşta görülebilse de genellikle 30-50 yaşları arasında daha sık görülebiliyor."
Hastalığın eklemlerde, özellikle ellerin küçük eklemlerinde ağrı ve tutuklukla başladığını söyleyen Kuru, "Sabah kalkıldığında hastanın ellerini yumruk yapmakta, çatal bıçak tutmakta zorlanması tipiktir. Sabah tutukluğu olarak adlandırılan bu durum 1-2 saat sürer ve sonra yavaş yavaş açılır. Hastalık bazen hastanın diz veya ayak bileğinde ağrı ve şişlikle başlayabilir. Bir veya daha fazla ekleminde ağrı ve şişlik şikâyeti olanların vakit geçirmeden doktora başvurmaları çok önemlidir. Çünkü romatoid artritte erken dönemde, ilk 3 ayda tanı konulmasıyla, hastalığı başarılı bir şekilde tedavi etmek mümkündür" diye konuştu.
İltihaplı eklem romatizmasının sistemik bir hastalık olduğunu ve eklemlerin dışında vücudun çeşitli yerlerine tutunabildiğini kaydeden Kuru, hastalığın gözlerde ve ağızda kuruluk yapabildiğini, bunun yanı sıra akciğerlerde, kalpte ve sinir sisteminde bozukluklara neden olduğunu belirtti.
Hastalığın tedavi edilmemesi durumunda ilerlediğini ve eklemlerde şekil bozukluklarına neden olabileceğini belirten Kuru, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Fonksiyon kayıpları ve sakatlıklara yol açabilir. Hastalık başladıktan sonraki 5 yıl içinde hastaların yüzde 20'sinde iş göremezlik oluşabilir. Çalışan hastalar işlerini layıkıyla yerine getiremezler ve sonunda işlerini değiştirmek ya da kaybetmek durumunda kalırlar. Romatoid artritte iş kaybı ve sakatlığın yanı sıra önemli bir sorun da beklenen yaşam süresindeki azalmadır. Bu hastalar hasta olmayanlara göre 5-10 yıl daha erken yaşama veda ederler. Ölüm nedenlerinin başında ise kalp damar hastalıkları gelmektedir."

İLERLEMESİ DURDURULABİLİR
Prof. Dr. Kuru, söz konusu hastalığın tedavisinde son yıllarda çok önemli gelişmelerin yaşandığını vurgulayarak, hastalıkta uygulanan tedavi stratejilerinin tümden değiştiğini, yeni kullanıma giren ilaçlarla özellikle erken dönem tanı alan hastalarda hastalığın kontrol altına alınarak ilerlemesinin durdurulup sakatlıkların önlendiğini sözlerine ekledi. (aa)


http://www.radikal.com.tr/saglik/sabahlari_bu_testi_gecebiliyor_musunuz-1182751

16 Şubat 2014 Pazar

Romatizma, yaşlı hastalığı mı?

Romatizma genelde yaşlı hastalığı olarak bilinir. Oysaki romatizmal hastalıkların ne yaşı var ne de tek çeşidi. Kireçlenme ve iltihaplı türleri olan bu rahatsızlık, çocuklarda bile görülebiliyor. Hastaların sosyal hayatlarını etkiliyor, hatta ömürlerini kısaltabiliyor.

Romatizma deyince akla ilkin mütemadiyen dizlerindeki ağrıdan yakınan yaşlı teyze ve amcalar geliyor. Oysa romatizmal hastalıklar tek çeşit değil. Kireçlenme tarzında olabileceği gibi iltihaplı türleri de var. Üstelik gençlerde hatta çocuklarda dahi görülebilen türleri var. Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı ve Romatoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ömer Kuru, romatizmal hastalıkları, “7’den 70’e her yaştan insanda görülebilen ve sebep olduğu belirtiler (ağrı, şişlik...) nedeniyle hastaların sağlıklarını olduğu kadar sosyal hayatlarını önemli ölçüde etkileyen ve hatta yaşam sürelerini kısaltabilen hastalıklar.” olarak tanımlıyor. En sık görülen romatizmal hastalıklardan olan romatoid artrit dışında ankilozan spondilit, sedef romatizması, Behçet hastalığı, ailevi Akdeniz ateşi, sistemik lupus eritematozus (SLE), gut gibi romatizmal hastalıkların tanı ve tedavisi romatologlar tarafından yapılıyor.
Bu grup içinde en sık rastlanan romatoid artrit (RA), bağışıklık sisteminin başta eklemler olmak üzere vücuttaki dokularda hasara neden olması sonucu ortaya çıkan ve kalıcı sakatlığa sebep olabilen kronik bir hastalıktır. Eklemlerde ağrı, şişlik, katılık ve hareket kaybına neden olabilir. Görülme sıklığı en çok 30-50 yaşları arasında olmasına rağmen çocuklarda ve hatta gençlerde de görülebiliyor. Yine sık görülen hastalıklardan bir diğeri ankilozan spondilit (AS) yani bel kemiğiyle kalça kemiği arasındaki eklemin iltihaplanmasını ifade eden kronik bir romatizmal hastalık. İstirahatle geçmeyen bel ve boyun ağrıları, sertleşmesi ve halsizlik en önemli belirtilerinden.

Haberin tamamını buradan okuyabilirsiniz.
http://www.zaman.com.tr/cumaertesi_romatizma-yasli-hastaligi-mi_2199544.html 

6 Mayıs 2013 Pazartesi

Tedavisi geciken romatizmal sinir sıkışması, ömrü azaltıyor!

Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı ve Romatoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ömer Kuru, iltihaplı eklem romatizmaları ile eldeki sinir sıkışmalarında erken teşhis ve tedavinin hasta sağlığı için büyük önem taşıdığını söyledi.
Prof. Kuru, özellikle eldeki sinir sıkışmalarının zamanında tedavi edilmemesi halinde hem sakatlığa hem de yaşam süresinde 10 yıl kısalmaya sebep olabileceğini kaydetti.
Görülme sıklığı dünyada yüzde 1 iken bu oran Türkiye'de yüzde 0,5 ile yüzde 1 arasında değişiyor. Türkiye'de iltihaplı romatizmalar en çok eklemlerde görülürken, iltihapsız romatizmalar ise halk arasında kireçlenme olarak bilinen boyun, disk ve omurgada ortaya çıkıyor. Tedaviye zamanında başlanmaması halinde ise hastaların yüzde 20'sini iş özürlü duruma düşürüp, daha ileri safhada ise sakat bırakabiliyor. 170'ten fazla tanımlı çeşidi bulunan romatizmal hastalıklarla ilgili bilgi veren Prof. Ömer Kuru, 75 milyon nüfuslu Türkiye'de ortalama 400 bin kişinin bu hastalıkla mücadele ettiğini dile getirdi. Kol eklemlerindeki romatizma sırasında meydana gelebilecek sinir sıkılmalarının erken teşhis edilmesinin önemli olduğunu söyleyen Prof. Kuru, "Hasta elinde uyuşukluk, karıncalanma, şişlik görülür. Bir süre sonra da elini sıkamamaya başlar. Tedavi edilmezse mutlaka sakatlıkla sonuçlanır. Belirtiler ortaya çıktıktan sonra 12 haftada tanı konulur ve tedaviye başlanırsa hastalığı durdurmak mümkün. Gecikme durumunda büyük bir bölümü sakat duruma düşüp çalışabilme yeteneğini kaybediyor. Sinir sıkışmasında sakatlıkların yanı sıra ölüm oranları da artıyor. Bu hastalarda, normal popülasyona göre yaşam süresi kısalıyor. 10 yıl daha az yaşıyorlar." şeklinde konuştu. Prof. Kuru, "Bir veya daha fazla eklemde şişlik varsa mutlaka uzman hekime başvurulmalı. Önce modern tıp ne diyorsa yapılması, çare olmuyorsa yine doktora danışmak suretiyle alternatif tıp yöntemleri devreye konulabilir.” ifadelerini kullandı.
Haberin tamamını buradan okuyabilirsiniz.

2 Mayıs 2013 Perşembe

I. KARADENİZ ROMATOLOJİ GÜNLERİ

 
 
Sevgili Meslektaşlarım,
 
Bölgemizdeki hekimlerin Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon – Romatoloji hastalıkları ile ilgili bilgi ve deneyimlerini arttırmayı hedefl ediğimiz, kendi konularında uzman olan hocalarımızın katılımlarıyla düzenleyeceğimiz Romatoloji Eğitim Toplantımız “I.Karadeniz Romatoloji Günleri” adıyla 11-12 Mayıs 2013 tarihlerinde Samsun’da yapılacaktır.
 
Toplantımızda RA, Spondiloartrit ve Non In flamatuar Romatolojik Hastalıkları konuları/vakaları ele alınacaktır.
 
Tüm meslektaşlarımızı Karadeniz’in gözdesi Samsun şehrinde bilimsel ve sosyal açıdan zengin içeriği ile toplantımıza bekler, saygılar sunarım.
 
Toplantımızda görüşmek dileğiyle.
 
 
 
Prof. Dr. Ömer KURU
 
Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi
Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon ABD ve
Romatoloji Bilim Dalı Başkanı
 


27 Nisan 2013 Cumartesi

Omega 3 ile beslenin eklemlerinizi koruyun!


Eklemlerinizi sağlam, bağışıklık sisteminizi de ‘güçlü’ tutarsanız, romatizmal hastalıklara karşı vücudunuzda savunma kalkanları oluşturabilirsiniz.

Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ömer Kuru, kalsiyum, omega 3 ve C vitamini ağırlıklı beslenerek eklemlerimizi koruyabileceğimizi ancak genetik geçişli romatoid artrit hastalığından korunma şansının olmadığını söylüyor... Ancak Kuru, en azından bazı besinlerin hastaların daha kaliteli bir hayat yaşamalarına yardımcı olacağını da sözlerine ekliyor..

Haberin tamamını buradan okuyabilirsiniz.
http://www.aksam.com.tr/ekler/cumartesi/omega-3-ile-beslenin-eklemlerinizi-koruyun/haber-179741